Cumartesi , 21 Nisan 2018
HABERLER & DUYURULAR

NASIL BİR SAĞLIK BAKANLIĞI İSTİYORUZ

Prof. Dr. Sefer Aycan

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı 2 Mayıs 1920’de kurulmuştur. 23 Nisan 1920’de açılan TBMM’nin 3 nolu Kanunu; Müstakil Sağlık Bakanlığının Kurulmasına Dair Kanundur. O zamana kadar, yani Osmanlı döneminde müstakil bir sağlık bakanlığı yoktu. Bu Kanun; yeni kurulan TBMM’nin sağlığa ne kadar önem verdiğinin bir ölçüde göstergesidir. Birçok Avrupa ülkesinde de o zaman müstakil sağlık bakanlığı yok iken, TBMM’nin ilk işlerden biri olarak Sağlık Bakanlığını kurması gerçekten çok önemlidir. Sağlık Bakanlığının kurulması yanında; kuruluşundaki Yönetimin sağlık anlayışı, sağlığa bakışı, görev anlayışı ve sağlıkta öncelliği de çok yeni, çağın ilerisinde bir anlayıştı. Hatta o zaman ki yönetim bugünkü anlayıştan daha doğru bir sağlık anlayışına sahipti.

O günden bugüne kadar Sağlık Bakanlığı’nın yapısı, görev anlayışı çok değişim gösterdi. Türkiye bazen darbeler yaşadı, hatta Anayasası değişti. Anayasa değişikliklerine bağlı olarak Sağlık Bakanlığı’nın kuruluşu, teşkilat yapısı ve görev anlayışları da sık sık değişti.

1980 darbesi sonrası, en son 1982 Anayasası kabul edildiğinde, sağlık hizmetlerine bakış da değişti. Bilindiği gibi; 1982 Anayasası ekonomik model olarak liberal politikaları kabul eden bir anayasa olarak yapılandı. Bu bakış; sağlık hizmeti anlayışına da etki etmiştir. 1982 Anayasasının sağlık hizmetleri ile ilgili 56. Maddesinde; sağlık hizmet sunumunda özel sektöre de izin veren bir yaklaşım görülmektedir. Anayasa’da Devletin görevi; “sağlık hizmetlerini planlamak ve yürütmek olarak” tanımlanmıştır. Bu dönemde Sağlık Bakanlığı’nın teşkilat yapısı ile ilgili ayrı bir kanun çıkartılmamıştı. 183 sayılı KHK ile Sağlık Bakanlığı’nın merkez yapısı tanımlanmış, taşra yapısı ise tanımlanmamıştır. 183 sayılı KHK sanırım aceleye getirilmiştir. Çünkü kendi içinde çelişkileri olan bir teşkilat yapısı oluşturmuştu. Bazı kuruluşlar 1980 öncesinden kalma iken, bazıları da yeni kuruluşlardı ve kendi içinde çelişen, çakışan görevler tanımlanmıştı.

1980 sonrası uzun yıllar sağlık hizmetleri adına tartışmalı geçmiştir. Özellikle ANAP Hükümetleri sağlıkta sistem ve yapısal değişiklikler yapmaya çalışsa da önemli bir değişiklik yapamamıştır.

2002 sonrasında ise; AKP’nin iktidar olması ile başlayan ve bu zamana kadar geçen sürede sağlık politikalarında, sağlığa ve sağlık personeline bakış açısında çok değişiklik olmuştur. ”Sağlıkta Dönüşüm” adı verilen program ile sağlık anlayışı ve sağlık hizmet sunum şekli tamamen değişmiştir ve halen değişiklikler olmaktadır. AKP diğer yandan 2011 yılında 663 sayılı KHK ile Sağlık Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatını değiştirmiştir. Bu da 6 yıl sürmüş, 2017 yılında 669 sayılı KHK ile 663 saylı KHK de değişiklik yaparak Sağlık Bakanlığının teşkilat yapısını bir kez daha değiştirilmiştir. Bu değişiklikler küçük çaplı değişiklikler olmayıp, büyük çaplı ve temel yapıda büyük çaplı değişiklikler şeklindedir.

Ortalık hala toz dumandır. Sağlık Bakanlığını yönetenlerin anlaşılan kafaları çok karışıktır. Kendi yaptıklarından kendileri şikayet etmekte ve sonrada değiştirmektedirler. Hatta bu tür değişiklikler devam edecek gibi görünmektedir.

Bu nedenle nasıl bir Sağlık Bakanlığı ve nasıl bir sağlık anlayışı istediğimizi bu vesile ile ifade etmek istedik. Umarız faydası olur, işe yarar.

SAĞLIK BAKANLIĞI VE SAĞLIK ANLAYIŞI

Bize göre Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığının hizmet anlayışı ve teşkilat yapısı temel ilkeler olarak şu şekilde olmalıdır:

Sağlık Bakanlığı Türk insanının sağlığından esas sorumlu kuruluştur. Milletin sağlığının sorumlusu ve güvencesi olmalıdır. Milletin sağlığıyla ilgili her konuda insan sağlığından yana tavır almalı ve savunmalıdır. İnsan sağlığını kişinin yaşadığı çevresi ile bir bütün olarak ele alan bir sağlık anlayışı istiyoruz.

Bu bilinç içerisinde yapılanmalı ve görevini sürdürmelidir. Hizmet sunum modeliyle ve teşkilat yapısıyla ne nedenle olursa olsun sürekli oynamamalıdır. Devlet ciddiyeti ve anlayışı ile görevini sürdürmelidir.

Milletin sağlığını korumayı ve geliştirmeyi öncelikli görev olarak gören, bu anlayışla teşkilatlanan ve bu görevini yerine getiren bir sağlık bakanlığı istiyoruz. Milletin sağlığının bozan veya bozabilecek olan her faktörle mücadele etmelidir. Diğer taraftan da Milletin her ferdinin sağlığını daha da geliştirmeye çalışmalıdır. Sağlık Bakanlığının tüm kuruluşları ve personelinin aynı anlayışa sahip olmalı ve bu anlayışla Ülkenin en uç noktasına, her bireyine ulaşılmalıdır.

Sağlığı ticari bir alan, sağlık kuruluşlarını işletme, hastaları müşteri, hekimi esnaf olarak gören bir sağlık bakanlığı istemiyoruz. Sağlık alınıp satılan bir meta olmamalıdır. Sağlık hizmeti sunumu kar kapısı olarak görülmemelidir. Sağlık Bakanlığı hastaneleri karlı bir işletme olarak görmemeli, kimsenin de hastaneleri böyle görmesine izin vermemelidir.

Milletin sağlık sorunlarına ve risk gruplarına öncelik veren, bunlara yönelik kontrol programları geliştiren ve uygulayan bir sağlık bakanlığı istiyoruz.

Esas amacının Millete hizmet olduğunu, önceliğinin Türk insanı olduğunu unutmayan bir bakanlık istiyoruz. Sağlık turizmini, sağlık serbest bölgelerini öncelikli iş ve uygulama olarak görmeyen bir bakanlık istiyoruz. Turistlere tedavi hizmeti vermeyi ve para kazanmayı hedefleyen sağlık bakanlığı istemiyoruz.

Aynı zamanda sağlık personelinin de bakanlığı olduğunu unutmayan, hekimi kendine düşman görmeyen bir sağlık bakanlığı istiyoruz. Sağlık personeli ile kavga etmeyen, onları hedef göstermeyen bir bakanlık istiyoruz.

Sağlık personelinin özlük haklarını savunan, bu konuda gerekli iyileştirmeleri yapan bir bakanlık istiyoruz.

Atamalarında liyakat ve kariyeri esas alan, insanlar arasında cemaat, sendika ayrımı yapmayan ve işi ehline veren bir bakanlık istiyoruz.

Kamu kaynaklarını doğru kullanan, öncelikleri milletin sorunları olan, programları maliyet etkin olan bir bakanlık istiyoruz. İsrafa kaçmadan, gerekli ve doğru yatırımlar yapan, Kamu kaynaklarını doğru kullanan bir sağlık bakanlığı istiyoruz.

Bilimsel uygulamalardan yana olan, bilimsel olmayan veya insan sağlığına zarar verecek uygulamalara müsaade etmeyen, kimsenin milletin sağlığıyla oynamasına müsaade etmeyen bir bakanlık istiyoruz. İnsan sağlığı için en uygun bilimsel yöntemleri ve yaklaşımları geliştiren, arayan ve  bu yöntemlerin uygulanmasını, ulaşılmasını kolaylaştıran bir sağlık bakanlığı istiyoruz.

Bu ilkelere ve anlayışa sahip bir Sağlık Bakanlığı ile işin ehli olan dürüst, samimi, Milletini seven sağlık yöneticileri ile mutlaka başarı olacak, Türk Milleti daha sağlıklı ve mutlu olacaktır.

Hakkında Prof. Dr. Sefer AYCAN

Prof. Dr. Sefer AYCAN