Salı , 16 Temmuz 2019
HABERLER & DUYURULAR

64. HÜKÜMET PROGRAMI VE SAĞLIK POLİTİKASI

 

               64.Hükümet kuruldu, TBMM’de Hükümet Programı sunuldu ve güvenoyu aldı. Aslında Hükümet Programı TBMM’de bile yeterince tartışılmadı. Konunun önemi nedeniyle TBMM’de Hükümet programının görüşmesi Kamuoyunu da içine alan bir şekilde yapılmalı diye düşünüyorum. Hükümetlerin hedefleri görüşülmeli ve performansları bu hedefler üzerinden değerlendirilmelidir. Hükümet Programı kamuoyunda ise hiç tartışılmamaktadır. Türkiye’de TBMM’de yeterli çoğunluğun varsa her şey hakkınız, her söylediğiniz doğrudan anlayışı hakim olduğundan mıdır nedir, bu görüşmeler yasak savma şeklinde yapılıp bitirilmekte. Millet de herhalde, nasılsa bir şey değişmez diye konuyu çok önemsememektedir.

               Fakat yine de biz tartışalım dedik ve bu kapsamda 64. Hükümetin programında Sağlık politikası ile ilgili kısmını ele alıp tartışmak istedik.

               Hükümet programının sağlıkla ilgili kısmına baktığımızda; sağlık ve sağlık hizmetleriyle ilgili hedeflerden bahsedilmektedir. Burada belirtilen başlıklar aslında iyi bir hedef cümlesi özelliğini bile taşımamaktadır. Çünkü bunlar; ne zaman ve ne düzeyde yapılacağı belli olmayan vaat cümleleri şeklindedir. Daha da önemlisi bunların nasıl yapılacağı da belli değildir. Söylenen hedeflerin elbette hepsi tartışılabilir, fakat bir kısmını bu nedenlerle hiç ciddiye almıyor ve tartışma dışı tutuyorum. Burada Hükümetin sağlık ve sağlık hizmetlerinin özü ile ilgili yaklaşımlarını, bazı hedeflerini ele alacağım ve tartışacağım.

 

                 1-Sağlıklı Nesiller Yetiştirmenin Amacı Nedir?

                    En acıtıcı ve insani olmayan bir yaklaşımla konuya başlamak nasıl bir yaklaşımdır, anlayamadım. Hükümet Programında “Kalkınmada beşeri sermayenin oluşumu için sağlıklı nesiller yetiştirilmesine öncelik verilecektir.” denilmektedir. Bu nasıl bir sağlık anlayışıdır, gerçekten pes artık dedirtiyor. Sağlıklı nesil yetiştirmek, insanın sağlıklı olması başlı başına amaçtır. Fakat siz bunu kalkınmada beşeri sermaye oluşumu için yapıyor iseniz, ne kadar acımasız, maddeci ve kapitalist bir zihniyette olduğunuzu açıktan ortaya koymakta sakınca bile duymadığınızı göstermiş oluyorsunuz.

Bu gösteriyor ki insan odaklı, sağlıklı insan odaklı değilsiniz. İnsanı bir üretim aracı, kalkınma aracı olarak görüyorsunuz. Oysa her şeyin başı sağlıktır. Her şey insan içindir. Merkezde insan, insanın sağlığı, refahı, mutluluğu vardır. Sağlık hizmetlerinin amacı; sağlıklı ve mutlu insanlardır. Her insan; insan olduğu için sağlık hizmetlerinin en kalitelisini almayı hak eder. Bu hak, doğuştan kazanılmış temel insan hakkıdır. Başka bir neden için değil bizzat insanın kendisi için sağlık hizmetini kalitesini artırmak ve her vatandaşa eşit sunmak gerekir.

Bu maddeci, her şeyi para gören anlayıştan uzaklaşmak gerekir. İnsanı bir üretim aracı görmemek gerekir. Sağlık hizmetinin amacı da üretime insan gücü yetiştirmek değildir. Bu nedenlerle Hükümetin sağlığa ve insana bakışını kabul edilemez bulduğumu ve bu yaklaşımın sağlık kavramının özüne de uygun bulmadığımı belirtmek isterim.

 

2-Koruyucu Hekimliği Yaygınlaştırmak

                    Hükümet Programında yer alan başlıklardan birinde de;  “Koruyucu hekimlik yaygınlaştırılacaktır” denmektedir. Bu amacı önemsiyorum. Esas konu insan sağlığı olduğunda öncelik sağlığı korumak olacaktır. Bu kapsamda da koruyucu hekimlik uygulamalarına öncelik vermek ve yaygınlaştırmak bir gerekliliktir.

Hükümet programında bunun nasıl yapılacağı veya bu konuda ne yapacağı ile ilgili somut yaklaşımlar yer almamaktadır. Sağlık Bakanlığı bununla ilgili ne yapacak ve nasıl yapacak görmek istiyoruz. Söylenenlerin bu zamana kadar olduğu gibi lafta kalmamasını umuyoruz. İlkesel açıdan ve kavramsal olarak doğru olan bu yaklaşımın, gerçekten önem verilmeye ve pratik uygulamalara ihtiyacı vardır. Çünkü bu zamana kadar yapılanlar tersi olmuş veya ters sonuçlar vermiştir. Hükümet hep tedavi hizmetlerine, özellikle de hastane işletmeciliğine öncelik vermiştir. Sağlığı korumak yerine, sağlığı bir gelir kapısı olarak görmüştür. Koruyucu hekimlik önceliği olmamış ve sürekli ihmal etmiştir.

 

3-Sağlık Hizmetlerinin Entegrasyonu

                    Bu konu da sağlık hizmetleri için çok önemli ve gerekli bir durumdur. Türkiye’de sağlık hizmetleri arasında entegrasyon tamamen bozulmuş durumdadır. Yıllardır Sağlık Bakanlığı bu konuda bir şey yapmamakta, hatta var olan entegrasyonları bozmaktadır. Çıkarılan 663 sayılı KHK ile sağlık hizmetlerinin her kademesinde; Bakanlık merkezinde ve illerde sağlık kuruluşları arasında entegrasyon bozulmuştur. Kademeli hasta bakım sistemi diye bir şey kalmamıştır.

Bu konunun hükümet programında hedef olarak yer alması sevindiricidir. Fakat bu konuda da ne yapacağı belirsizdir. Boş laflarla sorun düzelmemektedir, sorunun nedenine yönelik müdahaleler yapmak gerekir.

 

4-Aile Sağlığı Merkezlerinin Yeniden Yapılanması

                    Bu konu da Türkiye’nin önemli sorunlarındandır. 10 yıldır var olan Aile Hekimliğinin sorun yaşadığı doğrudur ve bu konuda düzenlemeye ihtiyacı vardır. Fakat bu konuda da ne yapılacağı daha önemlidir. Hükümet kendi başlattıkları aile hekimliği uygulamasının özüne aykırı düzenlemeler yapmaktadır. Böylece aile hekimliği özüne aykırı bir yapıya ve görev tanımına doğru sürüklenmiştir. Var olan sorunları çözmek gerekirken yapılan düzenlemeler yeni sorunların ortaya çıkmasına sebep olmamalıdır. Bu konu da izlenecek konularda birdir.

 

5-Sağlık Turizmi

                    Sağlık Bakanlığının Sağlık Turizmine önem vereceğini belirtmesi ve bunu Hükümet Programına alması yadırgadığımız bir konu olmuştur. Bununla ilgili hedeflerin Hükümet Programında yer alması Hükümetin sağlığa bakışındaki yanlışlığın bir diğer somut göstergesidir. Bu kadar sorun var iken, halkın ihtiyaçları farklı iken Sağlık Bakanlığının Sağlık Turizm ile ilgili; hasta sayısı ve rakamsal gelir hedefleri koyması sağlık hizmetlerini para kazanma aracı olarak gördüğünün en açık göstergesidir. Bu durum, görevi vatandaşın sağlığını iyileştirmek ve kendi insanına sağlık hizmeti sunmak olması gereken Sağlık Bakanlığının önceliği olamaz. Ayrıca Sağlık Bakanlığı hiçbir konuya, sağlık turizmine de gelir elde etme aracı olarak bakamaz.

 

6-Şehir Hastaneleri

                    Şehir Hastaneleri kurmak ve bunu önemseyerek Hükümet Programına almak Hükümetin sağlıklı ilgili başka bir çarpık düşüncesinin göstergesidir. Bunu modellemek ve öncelik haline getirmek tartışmalı bir konudur. Bu konu; amaç değil araç olacak bir konudur ve araç olacak bir konunun hükümet programında yer alması amaçla ilgili şüphe doğurmaktadır. Şehir hastanelerini esas alarak hastane yönetim sistemlerini değiştirmeye kalkışmak, Hükümetin sağlığa sadece bu hastaneler acısından baktığını da göstermektedir. Kamu özel ortaklığı ve yap, kirala, işlet mantığı ile yapılan ve adına şehir hastaneleri denen bu hastaneler Sağlık Bakanlığının önceliği olmamalı ve devlet hastanesi modeli olmamalıdır. Çünkü bu yaklaşım yine sağlık işletmeciliği anlayışı ile ve sağlıktan her ne pahasına olursa olsun para kazanmayı öncelikli amaç haline getiren yaklaşımın eseridir.

64.Hükümetin programında yer alan konuları burada ele aldığımız başlıklar ve genel olarak ele aldığımızda; Hükümetin sağlığa yanlış baktığını, konuya sağlık, sağlık hizmeti ilkeleri ile bakmadığını, tersine; konuya hastane, hastane  işletmeciliği, gelir elde etme  aracı olarak baktığını göstermektedir.

Prof. Dr. Sefer Aycan

Hakkında Prof. Dr. Sefer AYCAN

Prof. Dr. Sefer AYCAN

Cevapla